KAHVENİN FAYDALARI NELERDİR?


Önce iyi haber ile başlayacağım. Çünkü içinizi karartmak istemiyorum.

Aşağıda kahvenin faydalarını sıralarken araştırmalar ile kanıtlanamayan bazı hususları dışarıda bırakacağım.

Tabi ki bahsettiğim faydaların tamamı bilimsel araştırmalara dayanan veriler ile hazırlandı.

Yani sizi yanlış yönlendiren “haber kaynakları” gibi zamanınızı harcamayacağım.



TİP2 DİYABET RİSKİNİ AZALTIR

Artık toplumun büyük bir çoğunluğu kötü besleniyor. Bunun sonucu ise artan kilo ortalaması ve insülin direnci.

Dolayısıyla artık geçmiş senelere göre çok daha fazla tip-2 diyabet hastası var.

Kahve içmek ise insülin direncini azaltma konusunda yardımcı olabilir.

Kahve insülin direnci ile savaşırken aynı zamanda kan şekeri seviyelerini arttırır. Dolayısıyla kahve içerken aşırıya kaçmamalısınız.

Yapılan bir meta analiz (450.000’den fazla kişi incelenmiş) günde bir bardak kahve tüketiminin tip-2 diyabet riskini %7 azalttığını gösteriyor (1).



ALZHEİMER VE PARKİNSON HASTALIĞI RİSKİNİ AZALTIR

Günümüzde demans yani “bunama” sorununa en sık sebep olan hastalık Alzheimer. Parkinson ise Alzheimer hastalığından sonra ikinci sıraya yerleşiyor.

Dolayısıyla eğer ileri yaşlarda zihin fonksiyonlarınızı korumak ve mental olarak sağlıklı bir yaşlılık dönemi istiyorsanız bu hastalıklardan korunmalısınız.


Ayrıca hala elimizde Alzheimer ve Parkinson hastalığı için bir tedavi yok. Bu sebeple hastalığa yakalanmamak tek çözüm.

Kahve ise beyin üzerindeki hormonal düzeni değiştirmesi, kan akışını hızlandırması ve hücre koruyucu etkileri ile Alzheimer ve Parkinson hastalığının riskini azaltabilir.

Yapılan araştırmalar kahve tüketiminin Alzheimer ve Parkinson hastalığını %35-65 oranında önleyebileceğini gösteriyor (2, 3). Oranların farklı olması ve değişkenlik göstermesi ise araştırmaya alınan kişi sayısı, etnik durum ve risk faktörleri ile alakalı.

Ama kesinlikle ciddi bir potansiyel var!

Bu arada kahvenin Alzheimer ve Parkinson hastalığını önleme mekanizmasında “kafein” içeriğinin önemli olduğu düşünülüyor.

Dolayısıyla kafeinsiz “decaf” kahve içmenin sizi nörolojik hastalıklardan koruyamayabileceğini belirmek istiyorum.



ENERJİK OLMANIZI SAĞLAR VE MENTAL GÜCÜ ARTTIRIR

Kahve içerisinde bulunan kafein bilinen en güçlü uyarıcılardan biridir. Kahve tüketimi ardından kana geçen kafein, beyninize ulaşarak adrenalin ve nöradrenalin salınımını uyarır.

Bu duRum, heyecanlandığınızda olan şey ile tamamen aynı şekilde hareket etmenizi sağlar. Atik olursunuz, harekete geçmeye hazır hissedersiniz ve zihniniz açılır.

Adrenalin ve nöradrenalin “kaç veya savaş” refleksini aktivite eder. Bu, doğada sıkça görebileceğimiz hayatta kalma savaşının bize mirasıdır.

Herhangi bir tehlike heyecanlanmanıza, heyecanlanmanız ise bedeninizin ateşlenmesine sebep olur.

Yapılan araştırmalar da bahsettiğim mekanizmayı doğrular nitelikte sonuçlar veriyor. Kahve tüketimi enerjik olmanızı, daha aktif düşünmenizi sağlar.


Ayrıca kafein egzersiz performansını da arttırır. Bu durum kahve tüketiminin,

Kan akışını (özellikle mikrosirkülasyon) hızlandırması,

Yağ asitlerinin parçalanarak kan akışına verilmesi,

Kas ağrısını azaltması,

özellikleri ile sağlanır. Yapılan araştırmalar egzersiz öncesi 30-45 dakika önce tüketilen kahvenin antrenman performansını %12.3 arttırdığı yönünde.


Ayrıca kahvenin diğer faydalarını şu şekilde sıralayabilirim:

İçerdiği antioksidanlar ile beraber hücre hasarını engeller ve uzun yaşamaya yardım edebilir.

Karaciğer kan akımını arttırarak ve hücresel korumaya yardım ederek karaciğer sağlığının geliştirilmesine yardım eder. Ayrıca kahve içmek karaciğer kanserine yakalanma riskini %40’ a kadar azaltabilir.

Çok hafif bir etki olsa da kahve yağ yakımına yardım eder.